Yan Sanayi Ne Demektir?

Yan Sanayi Ne Demektir?

Yan sanayinin anlamı sanayi işletmelerinde üretim maliyetlerinin yüksek olması ya da teknoloji kapasitelerinin yetersiz kalması sebebiyle şahsi imalat programlarına alamadıkları ürün, parça ya da hizmetleri diğer üreticilerden tedarik etmeleridir.

Yan sanayi de üreticiler ürünü, parçayı ya da hizmetleri ana sanayicilerin belirledikleri ölçü şekil veya standartlara uygun bir biçimde önceden hazırladıkları anlaşmalar doğrultusunda üretmek zorundadırlar. Türkiye’de yan sanayi 1980’li yıllarda bir hayli gelişi ve piyYan Sanayi Ne Demektir?asa ekonomisini ilgi görmesi ile sektöründe kısa zaman içerisinde büyük yol kat etmiştir.

Türk Yan Sanayi Borsası Ne Demektir?

Türk Yan Sanayi Borsası; yan sanayi sektöründe hizmet veren küçük ya da büyük ölçekli işletme vay firmaları ihracata yönlendirmek ya da ihracatlarını artırmak amacıyla verilen hizmettir. Borsanın bilgi bankasına kayıtlı olan üyeleri ilk olarak pilot sektörler olarak seçilerek plastik, metal eşya, kauçuk, elektrik ve elektronik dallarında çalışmakta ve otomotiv, makine beyaz eşya, inşaat, ev aletleri, çimento, maden ve elektrik elektronik sektörlerine hizmet vermektedirler. Düzenlenen firma veya şirket bilgileri yurt içi ve yurt dışından gelen talepler en yoğun yan sanayi eşleştirmesinde kullanılmaktadır.

 Türk Yan Sanayi Borsası Üyelik İşlemleri Nasıl Yapılıyor?

Türk yan sanayi borsasına üye olmak isteyen firma ve şirketler “Firma Profil Form” larını doldurarak Borsaya iletmeleri yeterli olacaklardır. “Firma Profil Formu” TYSB tarafından incelenmeye alınacaktır Formadaki bilgileri tatminkar olması ve firma ya da işletmenin üyelik işlemi için uygun koşulları sağlaması durumunda kodlama ile elektronik ortama aktarma işlemlerini tamamlamaları durumunda üyelik işlemleri gerçekleştirilmiş olunur. Türk yan sanayi Borsasına üye olan firmalar ise üyelik bilgilerine www.ito.org.tr/tysb adresinde ulaşabilirler.

Yan Sanayi Önemli midir?

Her neresi olursa olsun bir ülkenin kalkınması için yan sanayinin de gelişmiş ve güçlü bir yapıya sahip olması çok önemlidir. Ayrıca yan sanayinin rekabet gücünü artırabilmek için de ana sanayi ile yan sanayi arasındaki uyumun sağlanması çok çok önemlidir.

Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?

Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?

Öncelikle tartışılması gereken şey öğretmen adaylarımızın üniversitelerde aldıkları eğitimin kaliteli olup olmamasıdır. Üniversitelerde sadece öğretmen mi yetiştiriliyor yoksa tam anlamıyla milli, manevi değerlere sahip çıkan genel evrensel a Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?

hlak kurallarına değer veren ve bu doğrultuda nesiller yetiştirecek öğretmen adayları mı eğitiliyor.

Öğretmen adaylarımızın sadece güzel bir şehirde öğrenim görmesi, kaliteli ve refah bir yurtta kalması ya da çok güzel burslarla 4 veya 5 yıl üniversite okuması onların çok kaliteli bir öğretmen olacağı anlamına gelmez. Tam aksine böyle güzel şartlarda rahat ortamlarda eğitim alan öğretmen adaylarımız mezun olduklarında ulaşımın çok zor olduğu, iletişimin (telefon, internet vb…) çok kısıtlı olduğu, hatta ağır soğuk ve köy şartlarında ülkemizin ücra köşelerinde öğretmenlik yapmak durumunda kalıyorlar. Hele de üniversitede sadece para kazanmak maksadıyla okuyup da öğretmen olan bireylerden ne kadar da kaliteli öğretmen olmalarını bekleyebiliriz ki bu da ayrı bir konu zaten.

Üniversite okumayı sadece yeşil çimenler üzerinde oturup gitar çalan (ki bu bir eleştiri değil elbette bu da gerekli) veya şenliklerde çılgınca eğlenilen, anne-babadan uzak özgürlüklerin ve serbestliğin özendirildiği bir kurum olarak göstermek tabi ki öğrencilerde asıl amacın dışına çıkan düşüncelere sebep oluyor.

Oysa öğrenciler veya öğretmen adaylarımız üniversiteyi gerçekten çok kaliteli bir eğitim alarak ülkesine katkı sağlayacak ve kendine emanet edilen yavrularımıza bir model ve rehber olacak şekilde gerek ailesi tarafından gerekse medyamız tarafından zihinsel olarak hazırlansa eğitim kalitemizin temellerinin daha kaliteli atılacaktır.

Akademik Personelin Eğitime Bakışı

Meseleye farklı bir açıdan daha bakılması gerekir ki bu da üniversitede araştırma görevlisinden rektörüne Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?kadar görev alan personelin hangi amaçla bu kurumlarda çalıştığı ve ve ne şekilde çalışmaya başladığıdır. Aynen yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi üniversite personellerimiz sadece para kazanmak veya daha rahat bir hayat sürmek için mi yoksa siyasi ideolojileri için mi görev yapmaktadırlar.

Gerçekten akademik yeterlilik olmadan sadece birkaç profesör, dekan veya bürokratik kişi tanıyarak göstermelik not ve sınavlarla üniversitelere yerleşmek (biraz ağır olacak ama halk diliyle çöreklenmek) üniversitede hangi kaliteli eğitimin oluşmasını sağlar bu da düşünülmesi gerekiyor. Bu nedenle kaliteli bir öğretmen yetiştirmek isteyen devletimiz en başta üniversiteyi tamamen siyasetten ve ideolojik görüşlerden arındırılmış sadece ülkesini ve geleceğini emanet edeceği bireyler yetiştiren kurumlar haline getirmelidir ki eğitim ve öğretmen kalitemiz artsın.

Yine bu doğrultuda bu anlayışla eğitim veren üniversite personeli öğretmen adaylarımıza ülkemizin her yerinde hangi şartlarda olursa olsun öğrencilere eğitim verebilecek şekilde bir eğitim programı hazırlamalıdır. Bununla ilgili uygulama çalışmalarını yoğunlaştırmalıdırlar. Öğretmen adaylarımız kaliteli ve uygulamalı eğitim programlarıyla yetiştirilmeli ve gittikleri yerler ülkemizin neresi olursa olsun eğitim öğretime hazır bir öğretmen olarak işe başlamalıdırlar.

Sınavlar

İşe yine farklı bir açıdan da bakacak olursak öğretmen adaylarımız daha üniversiteye girmeden önce neredeyse ilkokuldan başlayarak iyi bir eğitim alabilmek maksadıyla sınavlarla mücadele ediyorlar, tam üniversiteye yerleşip 4 veya 5 yıl okuduktan sonra mezun olduklarında bir yerde çalışmak için özellikle memur olmaları için yine sınava giriyorlar.

Üniversitede aldıkları eğitimi KPSS gibi eğitim öğretimle alakası olmayan sadece adayların o sene çalışmasıyla sözüm ona başarısını atama sırasını belirleyen bir sınavın da ortadan kaldırılması gerekmektedir. Öğretmen adaylarımızı üniversitedeki eğitimden koparıp sadece sınav merkezli bir başarı yarışına sokan bu anlayış kaliteyi düşüren ve adaylarımızı kısıtlayan önemli olumsuz bir etmendir.

İşin özeti olarak öncelikle üniversite okuma kavramını gözden geçirmek gerekiyor ve ardından üniversite

Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?
Eğitim Sisteminde Öğretmenlerimiz Kalitesiz Mi?

eğitiminin nasıl ve hangi programlarla ne şekilde uygulamalarla yapılacağının belirlenmesi gerekiyor. Yine üniversite görevlilerimizin yetiştireceği öğretmen adaylarımıza teorik eğitimden ziyade ülkemizin her türlü coğrafi ve kültür şartlarına uygun uygulamalı eğitimler vermeleri bunu yaparken de öğretmenlik mesleğini sevdirmeleri gerekmektedir. Çünkü mesleğini ve yaptığı işi sevmeyen biri hele de bu bir öğretmen ise kendisine emanet edilen öğrencilerde düzeltilemeyecek sıkıntılara sebep olabilir. Ne yazık ki ülkemizde eğitime ve öğretmenliğe halen yeteri kadar önem verilmemektedir. Tabi bu da kaliteli bir eğitim politikamız ve sistemimiz olmamasından kaynaklanmaktadır.

Badem Ağacı Hakkında Bilgiler

Badem Ağacı Hakkında Bilgiler

Badem Ağacı Hakkında Bilgiler            Badem ağacı Anadolu’nun nerdeyse her yerinde yetişmektedir ama büyük çoğunlukla Ege ve Akdeniz bölgelerinde daha verimli ve daha çok bulunur ve de daha hızlı gelişir. Ülkemizde yaklaşık olarak 40. 000 ton sert kabuklu badem üretilmektedir. Yılda 8. 000 ton iç badem elde edilmektedir. 3-5 yılda ürün alınabilir ve bu yüzden badem yetiştiriciliğinin dış ülkelerden geride olmamızın kanıtıdır.

Fidanı dikilmeden önceden bir toprağı incelememiz. Ve de hava koşularının çok sert olmaması ve de çok soğuk ortamlarda olmaması gerekmektedir. İlkbahardaki geç dikilen fidanların arazideki tutma başarısı çok düşüktür. Mart ve Nisan aylarında hemen beyaz ve pembe renkli çiçekleri çıkar yaklaşık olarak da 5-11 m arasında boyları vardır. Genellikle çok az su isterler ondan dolayı da sağda solda badem ağaçları görülür.

Eğer toprak verimsiz ve kuraklık varsa badem ağacının olduğu yerde hem az verimli olur olacaktır ve de daha yavaş büyüyecektir. Yaprakları saplı ve de parlak yeşil renkli olup kenarları dişlidir. Çiçekleri yaprakların gelişmesinden önce açar ayrıca kısa saplıdır çanak yaprakları yeşilimsi sarı renkli üçgen şeklinde olur. Meyveleri oval şekilli yeşil tüylü dür.

Kullanıldığı yerler: Acı ve tatlı badem tohumlarından tazyik usulü ile yağ elde edilir.Badem Ağacı Hakkında Bilgiler

Badem tohumlarında yağ bulunur.

           E vitamini taşırlar ve de şekerler ve emulsin isimli enzim vardır. Siyanogenetik bir glikoz olan Amygodalin maddesi ihtiva ederler. Boğaz ağrılarınındada kulanılır.

Hasat edilen bir badem meyvesini dış kısmında yeşil kabuk bunun altında sert kabuklu meyvenin içinde de yenile bilen iç badem bulunmaktadır. Verimli yerlerde sulanan badem ağaçları bir dekardan bağlı 2000 kg yeşil kabuklu badem elde edilir.

Sohbet Etmedeki Adap Nedir ?

Sohbet Etmedeki Adap Nedir

Geçmişten günümüze insanoğlunun en çok yaptığı eylemlerden biri sohbet etmedir. Sohbet etme zamanı mutlaka iki, üç veya daha çok taraf bulunmaktadır. Sohbet etmedeki adap nedir sorusuna taraflar üzerinden giderek açıklayacağız. Bu tarafların adap kurallarına uySohbet Etmedeki Adap Nedir gun bir şekilde iletişim kurması için bazı hususlar var.

 İkili konuşmalar zamanı adap konusunda yaşanan en önemli problemler nelerdir?

Sohbet etme zamanı iki taraf bulunuyorsa genelde bu iki taraftan biri konuşan diğeriyse dinleyen taraf oluyor. Taraflar arasında oluşa bilecek anlaşılmazlıkları bazı durumlara göre belirtelim:

– Her iki taraf konuşkan durumundaysa herkes kendi bildiğini söyler ve taraflar bunun farkına vardığı zaman sohbeti çabuk bir şekilde bitirmek ister. Ama böyle durumlarda iki kişiden biri diğerine öncelik tanımalıdır. Problemi olan ve ilk yazan, konuşmaya başlayan kişiye önceliğin verilmesi hem arkadaşlık hem adap bakımından doğrudur.

– Eğer kişilik bakımından her iki taraf dinleyici olmayı seçmişse bu sohbet çok uzun sürmeden biter. Bu türden olaylar zamanı mutlaka çok kolay konulara el atmak gerekiyor. Aksi takdirde saygısızlık, ortak yanınızın olmadığını ima eden üstün olma gibi tavırlar algılanarak sohbet adabı bakımından yanlış anlaşılabilir.

 İletişimde olan kişiler arasında sohbet adabını bozan problemler hangileri?

– Asla iki kişi sohbet ederken müdahale edip sohbetleri bölünmemeli.Sohbet Etmedeki Adap Nedir

– Birinin kusur ve hataları toplu sohbetlerde kendisine söylenmemeli. Bu ikili sohbetler zamanı ise uygun bir şekilde anlatılmalıdır.

– Fikir farklılıkları olduğu için diğer insanın bir diğerine göre yanlış olarak kabul edilip karşısındaki insanla sohbeti problem evresine getirmek gerekmez.

– Diğerlerinin sohbet etmesi durumunda uzun süre telefonla uğraşmak, sohbeti önemsizleştirecek imalarda bulunmamak gerekiyor. Bunun yerine özür dileyerek o çemberden ayrılmak en doğrusu.

– Konuşma zamanı yiyecekle uğraşmak sohbetin önem taşıma derecesini etkiler.

– Yakın mesafeli sohbetlerde yüksek sesle konuşmak.

– Vücut diline dikkat etmeden yapılan sohbetler karşıdaki insanı kötü açıdan etkiler. Saçının durumu, oturman, kıyafetin sohbetin önemli önemsiz olduğunu iletir.

Sohbet etme ne kadar sade ve bize has gözükse de onun da kendi adap kuralları var. Bu yüzden olabildiğince hem dikkat etmeli hem yerinde ve zamanında kullanmalıyız.

Orjinal Doffset Ürünü

Akma ya da solma durumlarına karşı dayanıklılığını koruyan mat yüzey etiket çeşitleri sitemiz üzerinden satışa sunulmaktadır. Su ile temas durumunda bile üzerinde yapılan baskılarda akma meydana gelmemektedir. Ürün pek çok alanda kullanım imkanı sağlamaktadır. Firmaların etiket ihtiyaçlarını gidermek için çeşitli boyutlarda etiket tasarımları sitemizde yer almaktadır.

減肥藥台灣訂購

其實最重要的即使熱愛食物,即使吃了不健康的東西別有負罪感,對食物沒有消極態度,減肥藥時不時吃點肉、吃點油炸食品、吃點加工食品都沒關係只要整體上飲食健康。